Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Lal-ü Güher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lal-ü Güher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2012 Perşembe

Lokman Aleyhisselam'in Sadakati

Bir gun Lokman'in (as) efendisine hediye olarak bir karpuz getirdiler. Hizmetciye "git oglum, Lokmani cagir" dedi.
Lokman (as) gelince efendisi karpuzu kesip ona bir dilim verdi. Lokman (as) karpuzu bal gibi, seker gibi yedi. Hem de oyle lezzetle yedi ki Lokman'in (as) efendisi ikinci dilimi de kesip sundu. Boyle boyle karpuzu tamamen yedi.
Yalniz bir dilim kaldi. Efendisi "Bunu da ben yiyeyim, bir goreyim bayakayim nasil sey, her halde tatli bir karpuz dedi.
Efendisi o dilimi yer yemez karpuzun aciligindan agzini bir atestir sardi, dili ucukladi, bogazi yandi. Bir muddet aciligindan adeta kendisini kaybetti sonra "A benim canim efendim,
Boyle bir zehiri nasil olduda tatli tatli yedin, boyle bir kahri nasil olduda lutuf saydin? Bu ne sabir? Neden boyle sabrettin? sanki canina kastin var? dedi.
Lokman (as): Senin nimetler bagislayan elinden o kadar riziklandim ki utancimdan adeta iki kat olmusumdur. Bu kadarcik aciya dayanamaz, feryad edersem butun cuzlerim hak ile yeksan olsun. Sekerler bagislayan elinin lezzeti, bu karpuzdaki aciligi hic birakir mi?
Sevgiden aciliklar tatlilasir, sevgiden bakirlar altin kesilir.
Sevgiden olu dirilir, sevgiden padisah kul olur...

("Hakiki Vechesiyle Mevlana ve Mesnevi" Kitabindan)

Hikayedeki gibi 'Sevgili'den gelen herseye "amenna" deyip Yunus gibi

Hoştur bana senden gelen:
Ya hilat-ü yahut kefen,
Ya taze gül, yahut diken..
Kahrında hoş lutfun da hoş...

demeyi Rabbim hepimize nasip etsin...

20 Mart 2012 Salı

Cehennemlik, Araf'a "Cennet" Der...

Daha önce hic deniz yolculugu yapmamis bir köleyle, ayni gemide yolculuk yapiyordu Padisah.

Köle korkudan tir tir titriyordu.
Yatıştırmak için çok ugraştılar, sakinleşmedi.
Padişahın keyfi kaçtı, tedirgin oldu.
Herkes çaresizdi. Bu sira bir adam atildi öne, ''İzin verirseniz onu sakinleştireyim '' dedi.
''Peki'' dedi Padişah, ''Ne yaparsan yap, yeter ki sussun şu adam.''
Denize atmalarını buyurdu adam. Bağırıp cağıran köleyi suya attılar. Bir kaç kez batıp çıktı yüzeye. Panik içinde , ''boğuluyorum! imdaat!'' diye bağırırken yakalayıp gemiye çıkardılar.
Güvertenin bir koşesine bıraktılar.
Sessiz ve usulca oturdu orda köle.
Şaşırdılar. Padişah neden böyle yaptığını sordu adama.

''Gemideki huzur ve güvenin farkında değildi.''dedi. '' Suya düşünce değerini anladı.''

Ey karnı tok kişi!
Arpa ekmegi sana hos görümez.Sana cirkin görüneni baskasi sevebilir. Cennet ehline Araf Cehennem görünür. Oysa Cehennemlige sor, Araf ''Cennet'tir'' der.

(Şeyh Sadi Şirazi'nin Gülistan adli kitabindan)